Not: Mesajlarınızın hakaret ve küfür içermemesi, genel ahlaka aykırı olmaması, mevcut yasalara göre suç oluşturan içeriğe sahip olmaması rica olunur. Aksi halde mesajlarınız YAYINLANMAYACAKTIR.
bizim icin cok degerli bir ay olan mübarek ramazan ayının sonlarına gelmekteyiz rabbimizin bize buyuk bir ikramı olan ve bu ayın icinde olan mübarek kadir gecesine girmekteyiz tüm müslüman kardeşlerimin mübarek kadir gecesini kutlarr nicee hayırlara vesile olması dilegi ile diyorumm ...her şeyin tek sahibi olan allaha emanet olun..hasan varli
70 özkan veliceoğlu
Location: ist-
Cumartesi 4-Eyl-2010 15:32:05 EEST
NEDEN EVET
Bu referandumun Hiçbir partiyle alakası olmadığının her yerde söylenmesi, bu değişikliğin YARGININ ÜLKE ÜSTÜNDEKİ KRALLIĞINI BİTİRECEĞİNİN, Bu referandumun o partinin yada bu partinin meselesi olmadığının, ne Erdoğanın ne bahçelinin NE gandinin Nede Diğer partilerin MESELESİ olmadığının, Değişikliklerle ÜLkenin Yargıdan 30 yıl boyunca çektiği sıkıntıların artık biteceğinin, DEĞİŞİKLİKLE, Anayasa mahkemesinin 411 Milletvekilinin OYUYLA KABUL ETTİĞİ BAŞÖRTÜSÜ kararını artık kendi YORUMUYLA Yok SAYAMAYACAĞININ, MECLİSİN ÇALIŞMALARINA BURNUNU SOKAMAYACAĞININ, Yargının ÖNEMLİ DAVALARI yürüten hakim ve savcıları (örnek susurluk davası karar aşamasındayken HSYK Hakim değiştirip davayı neredeyse sonuca bağlamadan askıya aldı, örnek Şemdinli olaylarında belgeleriyle ihaneti açığa çıkaran FERHAT sarıkayanın Meslekten ihraç edilmesi)Görevden ALAMAYACAĞININ Millete anlatımasına RAĞMEN...
Yargının BAZI üyelerinin PKK ile APO ile İşbirliği Yaparak HAYIR oyu çıkarma çabasının KAyıtları ortadayken, Kürtleri MAŞA olarak kullanıp HAYIR dedirtmek için öcalana İHTYİAÇ duyabilecek kadar VATAN HAİNİ YARGI mensupları sırlarını ifşa ederken, ON YILLARDIR ATATÜRKÇÜLÜK LAİKLİK Şemsiyesinin ALtına sığınıp BU ÜLKENİN ANASINI AĞLATAN, bu Ülkeyi KAVGAYA Kaosa, Dinsizliğe itemeye çalışan, ÇARŞAF açılımı deyip Sonra TÖRENLE ÇARŞAF YIRTAN, Elektirik TRAFOSUNU mescid Zannedip oraya İRTİCAİ FAALİYET VAR DİYE baskın Yapan, 411 MİLLETİN VEKİLİNİN BAŞÖRTÜSÜNE ÖZGÜRLüK OLARAK ÇIKARDIĞI YASAYI Anayasa mahkemesine götürerek yürütmesini durdurtan, Sonra PİŞKİN PİŞKİN milletten OY almak için BU SORUNU BİZ ÇÖZERİZ deyip, DAHA SONRA bu sorun açsınlar çözülsün diyen CHP nin Yanında olacaksın.
Bunlar yetmezmiş gibi, 12 Eylül öncesi işkence gören insanların öldürülen idam edilen insanların Kanlarını eline bulaştıranların, ÇIKARDIĞI Anayasaya , İŞkenceleri Yapanlar YAR - Gı - LA - NA - MAZ Güvencesi Verdiği halde, bu adamların bu değişiklikle Yargılanma imkanına HAYIR diyeceksin.
Sonra da büyük bir iştahla işkenceleri boşuna çekmediler, bölünecek bu vatan safsatalarıyla HAYIR oyunu savunacaksın.
Ve sonra çıkıp diyeceksin ki
"benden fazla kimse bu vatanı bu toprağı bu bayrağı sevemez" Diyeceksin.
Şimdi şu soruya bir mhp li olarak değil Bir Türk Evladı olarak cevap ver.
Apo ile Pkk ile BDP ile İşbirliği yapanların yanında olmak, Baöşörtüsüyle alay eden, çarşaf yırtanların yanında olmak, Bu ülkeye kavgadan çatışmadan huzursuzluktan başka hiç bir şey GETİRMEYEN, Ve AHLAKSIZÇA GENEL AF isteyen, PKK lıları affetmekten bahseden,Kendisinin pkk ile bağlantısı olan bir partinin yanında olmak, 12 Eylülde DARBE Yapanların ÇIKARDIĞI ANAYASAYA "bu anayasa kalsın değişirse bölünürüz" demek Mİ VATANSEVERLİKTİR.
Yoksa 12 Eylül DARBECİLERİNİN çıkardığı anayasa değişsin, DARBECİLER YARGILANSIN, YARGININ MİLLET ÜSTÜNDEKİ hakimiyeti SORGULANAMAZLIĞI ortadan kaldırılsın. MECLİSİN İRADESİNİ YOK SAYAN anayasa mahkemesinin YAPISI değişsin, ÖZGÜRLÜKLERİ kısıtlayan maddeler kalksın, KİŞİSEL VERİLER saklansın kimsenin telefonu evi barkı dinlenmesin, Şehit ailesine gaziye özürlüye kadınlara Pozitif Ayrımcılık tanınsın, onlara daha geniş haklar ve imkanlar Tanınsın, Kadınlar hor görülmesin hakları yenmesin, Memurlar toplu sözleşme imkanına kavuşsun, zamlardan azami ölçüde faydalansın, Asker SİYASETTEN ELİNİ çeksin, DARBE YAPMAYA TEŞEBBÜS EDEMESİN, DARBE LAFINI AĞZINA ALAMASIN, Özgürlükler Artsın, 1 TL vergi borcu olan Yurt dışına çıkma yasağından kurtulsun.
DEMEK Mİ VATANSEVERLİKTİR.
ŞİMDİ bunları okuyan arkadaşların vicdanları hangi cevabı tercih ediyor bilemem.
Ama vicdanı yozlaşmamış, aklı puslu havada bulanıklaşmamış, kalbi körelmemiş, gözü kararmamış bir Kardeşimin KESİNLİKLE EVET diyeceğini ve yukarıdaki REFERANDUMUN kazandıracakları şeyleri tercih edeceklerini biliyorum.
Akkuşlu Gençer ile Canlı Yayın Müzik Şöleni isimli programımız her Çarşamba günü Saat 20:45 de sizlerle olacaktır.
AkusunSesi Radyosu olarak yine bir ilke imza atıyoruz. Akkuşu Gençler Müzik Grubu yapacağı programda tamamen canlı prformans sergileyeceklerdir. Biz dinleyiciler ise verilen telefon numarasından isteklerde bulunabileceğiz ve bizler için Akkuşlu Gençler Müzik Grubumuz bu isteklerimizi Canlı Çalıp Söyleyeceklerdir.
En çok satan gazeteden tutun. Ana muhalefet partisinin en önemli isimlerine kadar..
Türk milliyetçiliği üzerinden rant toplamaya çalışanından Kürt ırkçılığı yapmak isteyen politikacısına kadar..
Anayasa hukukçusundan ceza hukukçusuna kadar..
Ne diyorlar?
Anayasa değişikliğine hayır oyu vereceğiz!
Niye hayır oyu vereceklermiş?
Çünkü anayasa değişikliği, hakları yeterince genişletmiyormuş.
Mesela? Mesela memurların toplu sözleşme hakları konusunda, sendika hakları konusunda bazı iyileştirmeler varmış ama, grev hakkını tanımıyormuş!
Mesela; HSYK kararlarına yargı denetimini açıyormuş ama bu, sadece ihraçlar içinmiş! HSYKnın diğer işlemleri için dava açma hakkı yine yokmuş!
Mesela, 12 Eylül darbecilerine yargı yolunu kapatan geçici 15. madde kaldırılıyormuş ama, zaten zamanaşımı dolduğu için, darbeciler yargılanamayacakmış!
Böyle gidiyor itirazlar.. Sanki dersiniz ki, beyefendiler, anayasa değişikliği ile hedeflenen iyileştirmelerden daha ötesini istiyorlar..
Anayasa değişikliğinin çok daha güzelinin yapılma imkanı varken; bu tercih edilmediği için de karşı çıkıyorlar..
Öyle ya, memura grev hakkı da tanınması mümkün ise, sadece toplu görüşme hakkı tanınmasıyla yetinilmesini niye kabul etsinler?. Tabii ki hayır derler..
HSYKnın tüm kararlarına yargı yolu açılması mümkün ise, sadece ihraçlara dava açma hakkı tanınmasını niye kabul etsinler?
Geçici 15. maddenin kaldırılması ile yetinilmemesi, ayrıca zamanaşımı kuralını da ortadan kaldıran bir düzenleme yapılması mümkün ise, niye sadece 15. maddenin kaldırılmasına razı olsunlar?
Evet,hayırcıların sergiledikleri tablo bu..
Ama bir şeyi unutuyorlar..
Anayasa değişiklikleri, bir defa yapılabilinecek işlemler değil ki!
Bu sene anayasa değiştirildi, artık 5 yıl anayasada değişiklik yapılamaz” diye bir kural yok!
Bugün toplu sözleşme hakkını tanırsınız.
Çok mu arzu ediyorsunuz; iki ay sonra da memura grev hakkı ile ilgili değişikliği getirirsiniz TBMMye..
Bugün sadece HSYKnın ihraç kararlarını açarsınız yargı denetimine..
Çok istiyorsanız, üç ay sonra bir teklif getirirsiniz TBMMye.. HSYKnın tüm kararları yargı denetimine açılmıştır dersiniz..
Evet, buna engel olan bir düzenleme yok ki..
Hani bir defalık kullanılacak bir hak olur..
Hakkımızı çarçur etmeyelim dersiniz..
Anayasa, TBMMye bir senede bir defa anayasa değişikliği yapma hakkı vermiştir..
Bu hakkı niye harcıyoruz ki?. Daha düzgün bir değişiklik yapalım dersiniz..
Ama böyle bir sınırlama yok ki..
Bugün bir değişiklik yap..
Beğenmedin mi. Yarın bir daha değiştir.. Öbürsü gün bir daha değiştir..
Ne yani, milletvekilleri, fazla çalışma sebebi ile mesai mi alacaklar?
4 senede bir defa anayasa değişikliği yapsalar da aynı maaşı alacaklar..
20 defa değiştirseler de, aynı maaşı alacaklar..
Ordan burdan ahkam kesiyorlar bir de: Anayasa ilk defa değişmiyor ki. Bu işi niye büyütüyorsunuz? 16 defa değişmiş bu anayasa..
İyi ya.. 16 defa değişirken, hep en iyisini mi yapmışlar? Bir daha hiç değiştirilemeyecek kadar mükemmeli bulmuşlar, ondan sonra mı yapmışlar değişikliği?
Bırakın şimdi de, mükemmel olmasa da, mevcudun biraz iyisi ile yetinelim..
Daha sonra imkan olursa, mükemmeline doğru yelken açarsınız..
Ama bunların niyetleri, mükemmel falan değil.
Dertleri; hiç yaptırmamak. Hiç değiştirtmemek.
30 senedir HSYK kararları yargı denetimine kapalı kalmış. Bir otuz sene daha, böyle götürebilir miyiz, HSYK krallığını devam ettirebilir miyiz diyorlar..
30 senedir YAŞkararları ile, subayları sorgusuz sualsiz TSKdan sırf annesiinin başı örtülü diye ihraç etmişler, Bir otuz sene daha, böyle götürebilir miyiz? diyorlar!
Evet, bunların dertleri bu.. Yoksa, önerilenden çok daha iyisini teklif eden bir insan, mevcuda göre nisbeten iyiye, niye hayırdesin ki?Bu yasa akp yasası değil cuntacıların derin devletin darbecilerin mecliste 411 e karşı 7 üyenin politik vermiş olduğu kararın son bulması anlamı taşımaktadır. 2010-07-13-
67 özkan varlı
Cuma 9-Tem-2010 15:06:42 EEST
MİRAÇ KANDİLİNİZ MUBAREK OLSUN
Miraç bir yükseliştir, bütün süfli duygulardan, beşeri hislerden ter temiz bir kulluğa, en yüce mertebeye terakki ediştir. Resulullahın (a.s.m.) şahsında insanlığın önüne açılmış sınırsız bir terakki ufkudur.
Bu ulvi seyahat, mucizelerin en büyüğüdür. Miraç mucizesi Kur'ân-ı Kerimde âyetlerle anlatılmış ve varlığı inkâr edilemeyecek bir şekilde ortaya konmuştur. Bu îlâhî yolculuğun ilk merhalesi olan Mescid-i Aksâya kadarki safha Kur'ân'da şöyle anlatılır:
Âyetlerimizden bir kısmını ona göstermek için kulunu bir gece Mescid-i Haram'dan alıp çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksâ'ya seyahat ettiren Allah, her türlü noksandan münezzehtir. Şüphesiz ki O her şeyi hakkıyla işiten, herşeyi hakkıyla görendir.” (İsra Suresi, 1)
Miraçın ikinci merhalesi de Mescid-i Aksâdan başlayarak semânın bütün tabakalarından geçip tâ İlâhi huzura varmasıdır. Bu safha da Necm Sûresinde şöyle' anlatılır:
O ufkun en yukarısında idi. Sonra indi ve yaklaştı. Nihayet kendisine iki yay kadar, hatta daha da yakın oldu. Sonra da vahyolunacak şeyi Allah kuluna vahyetti. Onun gördüğünü kalbi yalanlamadı. Şimdi O;nun gördüğü hakkında onunla mücadele mi edeceksiniz? And olsun ki onu bir kere daha hakiki suretinde gördü. Sidre-i Müntehâda gördü. Ki, onun yanında Me'vâ Cenneti vardır. O zaman Sidre'yi Allah'ın nuru kaplamıştı. Gözü ne şaştı, ne de başka bir şeye baktı. And olsun ki Rabbinin âyetlerinden en büyüklerini gördü. (Necm Suresi, 7-18.)
Yüce Allah tarafından alemlere rahmet olarak gönderilen Efendimiz Muhammed Mustafa (sav)nın, Cenab-ı Hakkın yüksek huzuruna kabulü anlamına gelen ve varlığın özüne ve anlamına yolculuğu ifade eden İsrâ ve Miraç, Peygamberimizin şahsında insanlığın önüne açılan sınırsız bir yükseliş ufkudur. Miracın özünde her türlü kötülükten arınma, insanlığın yararına değerler üretme, fedakârlık, paylaşma, sorumluluk, zamanın önemini kavrama ve ilahî emirlere teslimiyet göstererek tertemiz bir kulluğa ve yüce mertebelere erişme vardır. Dolayısıyla Miraç hadisesi bizlere, insanın, ilahî rızaya ulaştığında idraki zorlayan nice üst derecelere yükselebileceğini, dünyevi ortamdan sıyrılarak mana âleminde yükselmenin, ilahî rahmet ve huzura erişmenin ancak gönül ve ruh temizliğinden, ahlakî erdemlerle bütünleşmekten, her şeyin sahibi olan Yüce Allaha bağlılık ve boyun eğmeden geçeceğini de hatırlatır.
Yine Miraç ile tüm insanlığa müjdelenen, kıyamete kadar bütün Müslümanların bu manevî tecrübe ve yükselişi kendi hayatlarına taşıma imkana sunulmuş olmasıdır. Zira bizzat Sevgili Peygamberimiz (sav) tarafından müminlerin miracı olarak nitelenen, İslamın temel ibadetlerinden biri olan ve iç dünyamızdaki yükselişi ve arınmayı ifade eden namaz hepimize bu imkanı sağlamaktadır. Çünkü mü'min, namazda Rabbinin huzurunda durarak, sadece O'na kulluk etme ve sadece O'ndan yardım isteme fırsatı bulur. Namazda sadece bedeni ile değil özüyle, gönlüyle, duygu ve düşüncesiyle Allaha yönelen ve Rabbi ile baş başa kalmanın mutluluğunu yakalayan, daima Onun gözetimi ve desteği altında olduğunu hatırından hiç çıkarmayan mümin, Rabbi ile baş başa kalmanın mutluluğunu yakalayacak ve bu bilinçle hayatına farklı bir anlam yükleyecek, bireysel ve toplumsal ilişkilerinde her zaman Allahın huzurunda ve gözetiminde olduğu inancıyla daha dikkatli, titiz ve sorumlu bir tavır sergileyerek olgun mümin olma yolunda önemli mesafeler katedecektir. Dolayısıyla namaz, dosdoğru kılındığında, iç dünyamızdaki manevi yükselişi ve arınmamızı sağlayarak inancımızla yaşantımızı birleştirecek, bilinç düzeyimizi yükseltecek ve böylece bizi kötülüklerden alıkoyacaktır.
Ramazan ayına adım adım yaklaştığımız şu günlerde bunalan ruhlara, manevî hayatın ihmaliyle daralan ve katılaşan kalplere bu gecenin huzur getirmesi dileğiyle tüm İslam aleminin, necip milletimizin ve sevgili hemşehrilerimizin Miraç Kandilini tebrik eder, hayırlara vesile olmasını Cenab-ı Haktan niyaz ederiz.
Bu güne kadar yapılmamış bir ilki gerçekleştiren www.cavdarkoyu.net AkkuşunSesi Radyosu ile beraber Siyaset Köşe isimli Programı gerçekleştiriyor..
Programın bu haftaki konuğu Akkuş Belediye Başkanı Ezc. Ergüder Efil’dir.
Sayın Belediye Başkanımızın Konuk olduğu Program 7 Temmuz Çarşamba Akşamı Saat 20:45 de başlayacak ve www.akkusunsesi.com ve www.cavdarkoyu.net web sayfalarından canlı olarak yayınlanacaktır. Programa katılarak Belediye Başkanımıza soru sormak için radyo@akkusunsesi.com mail adresine mail atabilir veya 0532 516 80 42 numaralı telefonu arayabilirsiniz.
Belediye Başkanımız Ezc. Ergüder Efil ile Halkı buluşturuyoruz.. Buluşma zamanı 7 Temmuz Çarşamba, Buluşma anı Saat 20:45..
köyümüz büyüklerinden mahallemizin ileri gelenlerinden değerli büyümüz mahir oğlu hasan köseoğlunun vefatından büyük üzüntü duyduk bu acı haberi maalesef çok uzak bir yerde aldık gönül isterdiki son yolculuğunda yanında olalım ancak bu na nail olamadık merhuma allahtan rahmet kederli ailesine baş sağlığı dileriz kasım köseoğlu ve arkadaşları ilyas .yüksel .sezgin.ali. şeref. köseoğlu
MÜBAREK KANDİLİNİZİ EN İÇTEN DİLEKLERİMLE KUTLAR VATANA VE MİLLETİMİZE HAYIRLARA VESİLE OLMASI DİLEKLERİYLE .....HER ŞEYİN YEGANE VE TEK SAHİBİ OLAN YÜCE ALLAHA EMANET OLUNN
Bu gece Receb-i Şerif ayının ilk Cuma gecesi olan Regaib Kandilidir. Bu gece ve Recep ayının faziletleri hakkında sizler için derlediğimiz bilgileri paylaşalım ve birbirimizi dualarımızdan eksik etmeyelim:
Hz. Muhammed (sav)”Recep Allah’ın ayıdır; Şaban benim ayımdır; Ramazan ise ümmetimin ayıdır.” Buyurunca, Resulallah (sav) efendimize soruldu:
”Ya Resulallah Recep ayı Allah’ın ayıdır, diye anlatmanızın sebebi nedir?
Şöyle buyurdu:
“Çünkü bu ayda özellikle mağfiret boldur. Bu ayda, halkın kan dökmesine mani vardır. Bu ayda, Allah-ü Taala, Peygamberlerinin tövbelerini kabul buyurmuştur. Allah-ü Taala bu ayda peygamberlerini düşmanlarından korumuştur. Bir kimse, recep ayını oruçlu geçirirse Allah-ü Taala üç şeyi onun için gerekli kılar. Şöyle ki:
a)Geçmiş günahlarının tümünü bağışlar.
b)Kalan ömrünün temiz geçmesini temin eder.
c)Büyük huzura çıkılan kıyamet gününün susuzluğundan da onu emin kılar.
Ashaptan bazıları buna güçlerinin yetmeyeceğini söyleyince. Resulallah (sav): “O halde, ilkinden bir gün, ortasından bir gün, sonundan da bir gün tutarsın. Böyle ettiğin taktirde, ayın tümünü oruçlu geçirmiş olursun. Zira, yapılan iyilikler on misli sevap getirir.
Ancak, siz, Recep ayının ilk Cuma gecesini gaflet içinde geçirmeyesiniz.O öyle bir gecedir ki; melekler o geceyi: Regaib diye anlatırlar. Şöyle ki:
O gecenin üçte biri geçtiği zaman; semalarda ve yerlerde ne kadar melek varsa , hemen hepsi, Kâbe ve civarında toplanır.
Allah-ü Taala onların haline muttali olur ve şöyle buyurur:
- Ey meleklerim, ne dileğiniz var ise, benden dileyin.
Melekler şöyle derler:
—Rabbimiz, senden dileğimiz odur ki, Recep ayında oruç tutanları bağışlayasın.
Onların bu dileği üzerine, Allah-ü Taala şöyle buyurur:
selam, bu siteye hazırlayan arkadaşlardan allah razı olsun ayrıca ismimi bu arada çalıştığım kurum bilgileri yanlış. ben gaziantep güney eğitim kurumlarında çalışıyorum.
BELKİ BİLİYORSUNUZDUR BİZİM AKKUŞ TA 2 ADET KAMERAMIZ VAR 7 GÜN 24 SAAT CANLI AKKUŞ U İZLENİYOR AYRICA BİR RADYO KURDUK DENEME AŞAMASINDA 24 SAAT CANLI YAYIN YAPACAGIZ
BİLGİLERİNİZE SUNARIZ
SİZLERİN YAPTIKLARI FALİYETLERDEN BİZLERİDE HABERDAR EDERSENİZ TÜM HEMŞERİLERİMİZE DUYURMUŞ OLURUZ
SAYGI VE SİVGİLİRİMLE
HOŞCAKALIN
60 ÖZKAN VARLI
Çarşamba 9-Haz-2010 20:02:01 EEST
ALLAH RAHMET EYLESİN kardeşimize ve cümle ölmüşlerimize..okuyalım bir fatiha...
iş kazası geçiren salman kasabası taşoluk mahallesinden 24 yaşındaki kardeşimiz tıkıc alıin oğlu cengiz gök 6 haziran 2010 tarihinde hayatını kaybetmişdir cenazesi 7 haziran pazartesi günü öğlen namazına mütagip cenaze namazından sonra sultan beyliği altıntepe mezarlığında toprağa verildi allah kendine rahmet eylesin ailesinede sabırlar versin
değerli hemşerilerim kiymetli dağyoluköyü.lü vatandaşlarım arkadaşlarımız emek vererek bir site kurmuşlar sağ olsunlar ama ben siteyi takip ediyorum ziyaretci defterinde kimsenin fikrinden faydalanma fırsatı bulamıyorum haberleşme ortamı hiç yok yani acıkcası sitenin ziyaretci defterine giren yazan yok nerde bubizim fikirlerinden faydalanmamız gerken genclerimiz arkadaşımızın domuzlar üzerindeki calışmalarını siteye yazmış okudum fikirlerine aynen katılıyorum ve cok doğru buldum sizlerde doğru bildiklerinizi yazin istifade edelim saygılarımla ibrahim cetinkaya
teprikler cok güzel bir site olmuş bende cakırlar mahallesinden bilal oglu recep yılmaz daha cok resim olsa iyi olur mesela dagyolundan cevre köylerin resimleri olabilir size başarılar dilerim
sayın dağyoluköylü hemserilerim akkuş cevre köyleri yardımlaşma ve dayanışma derneğinin düzenlemiş olduğu bahar şenlikleri 6 haziran pazar ğünü samandıra gölet yanı aydos ormanı 6 tınci kapıdan giriş yapılacak bilgilerinize arz olunur samandıradan itibaren ilan afişlerle yölendirilecekdir
saygılar
53 özkan veliceoğlu
Cumartesi 8-May-2010 14:13:33 EEST
""Lütfen sonuna kadar okuyun, neler öğrendiğinize hayret edeceksiniz ! " "
İstanbul Gaziosmanpaşa Hacımaşlı Köyü Domuz Çiftliği'nin suları ve katı atıkları 300 metre mesafedeki Sazlıdere Barajı'na akıyor. Baraj, 10 milyon kişinin su ihtiyacını karşılıyor. Çiftlikte 5 bin domuz var.
Türkiye'deki domuz çiftliklerinde yıllık 3 milyon kg. civarinda et üretiliyor. Bu rakam neredeyse kırmızı et üretiminin yarısı. Üretilen domuzlar otellere, yemek fabrikalarına ve marketlere 'kıyma' seklinde satılıyor. Domuz etini Salam, sosis ve sucuk olarak da piyasaya sürmek en çok kullanılan yöntem.
Peki neden domuz?
Türk yemek kültürüne aykırı ve en önemlisi 'Dinen yasak olmasına, rağmen neden domuz cazip bir konu?'
Çünkü domuz yetistiriciligi çok kârli bir iş.Domuz üretken bir hayvan.Cinslerine ve yaşına göre yılda 1, 2, bazen de 3 kez; ve her batında da 15-20'ye kadar varan yavru dünyaya getirebiliyor. Bir domuz yılda 2 kez doğum yapsa, her batından 10 yavru yaşasa, 20 sene yaşayan bir domuzun 400 yavrusu oluyor. Ve dahası yeni doğmuş bir domuz 4-5 ayda 100 kiloya kadar çıkabiliyor!
Normal şartlarda evcil bir domuzun % 30'u yağ olarak ayrılabilmekte iken; bu rakam bazen % 50'yi bulabiliyor. Yani 150 kg'lik bir domuzdan 75 kiloluk yağ elde edilebiliyor. Bu da Dana ya da Koyuna göre tercih edilmesinde çok önemli bir etken.
Beslenmesi çok kolay, cam dışında -leş dahil- her şeyi hatta kendi pisliğini bile yiyebiliyor. Her domuz ortalama 80-100 kiloya ulaştığı zaman kesiliyor. Kaba bir hesapla sadece bu çiftlikten yılda yaklaşık 1 milyon kg. et çıkıyor.
Bu etlerin hangi kanalla, nerelere satıldığı meçhul!? Diğer çiftlikler de göz önüne alındığında Türkiye 'de yaklaşık 3 milyon kg domuz etinin piyasaya değişik yollarla sürüldüğü ortaya çıkıyor.
Türkiye 'deki toplam kırmızı et tüketiminin de 6 milyon kg. olduğu göz önüne alınırsa tablonun vahameti daha da netleşiyor. Kilosu 1 ile 3.5 Türk lira arasında satılan bu domuz etlerinin ağırlıklı olarak Kıyma, Sucuk, Salam ve Sosis olarak satıldığı dile getiriliyor. Çiftlik çalışanlarından İsmail Türk'ün verdigi bilgiye göre kesilen etler toplu olarak büyük otellere, yemek fabrikalarina kiyma ve sosis gibi ürünler olarak satılıyor.
Bu ve benzeri çiftliklerden resmi olarak 5 firma domuz satın alıyor: 1-Çerkezo, 2-Polonez, 3-Nuta, 4-Namet ve 5-Sütte ...
1. Çerkezo aldığı ürünleri Salam Sosis olarak piyasaya sürerken aynı zamanda Teşvikiye 'deki Şarküterisinden de nihai tüketiciye ulaşıyor. (ki bu firmanin bir de "TADET" adı altında otellere ürün sattığı bir markası daha bulunuyor... ) Ayn zamanda butik mağazalarda ve ulusal zincir mağazalarda satılan BONUS markalı ürünlerin üreticisi de ÇERKEZO...
2- Ayazağa daki Çerkezo'nun hemen yanında üretim yapan SÜTTE firmasi da salam, sosis ve jambonlarını markasıyla satıyor. Ancak bilinen bu firmalar ürünleri çeşitli zamanlarda farklı isimlerde piyasaya sürüyor. Daha önce Sütte olarak piyasaya sürülen domuz mamulleri son dönemde PIGGY adıyla satılıyor. Üstelik ünlü Amerikan fast food zincirlerinden Little Caesar's Pizza tam 10 yılı aşkın süreden beri et mamullerini SÜTTE firmasından temin edip bizlere bir güzel yediriyor!!!
3- POLONEZ 5 yıl öncesine kadar resmi olarak domuz ürünleri imal edip MIGROS'larda açık açık ürünlerini satarken, son yıllarda %100 dana etinden ürünler imal ettigini iddia ediyor.
'Peki ya bunlar göz göre göre mağazalarında sattıran satın alma müdürleri aldıkları rüşvetin yanı sıra bu milletin vebalini aldıklarını da biliyorlar mı sizce?'
POLONEZ'in ciddi anlamda piyasaya yayılmasındaki en büyük faktör MIGROS' tur . O dönem Migros'un et mamülleri satın almasında olan (Şu an oyuncak reyonunda Satın Almacılık yapan) Coşkun Bey'in büyük paralar karşılığında POLONEZ 'le işbirliği içerisinde olduğunu ve bizzat domuzlari bizlere yediren kişi olduğunu biliyor muydunuz?
Peki ya
Migros'ta çalışan tüm tezgahtarların eksiksiz olarak her ay sonunda POLONEZ 'in sahibi MUSTAFA AKKAS Bey'den (veya Satış Müdürü sıfatı ile çalışan ALİ ÖZYAVAŞ'tan) maaşlarını ve primlerini (bizlere sattıkları et mamulleri üzerinden ) aldıklarını biliyor muydunuz?
Peki
METRO GROS MARKETLER'in (Su anki değil bir önceki) satın almacılığını yapan kişinin Şu an BAGDAT CADDESINDE bulunan Polonez - Barbekü Restoranları' nın sahibi olduğunu biliyor muydunuz?
Peki Izmir'in kalesi olarak görülen KiPA Marketler'in satın almacılğını yapan bayanın Polonez'in resmi hissedarı olduğunu biliyor muydunuz?
PEKİ AMERİKAN FAST FOOD ZİNCİRİ
DOMINO'S PIZZA ve ALMAN EKOLÜ
DR. OETKER PİZZALARIN İÇERİSİNDE POLONEZ ET MAMULLERİNİN KULLANILDIĞINI BİLİYOR MUYDUNUZ?
PEKİ GIMA MARKALI ve PİYASALARDA SATILAN "OPI" MARKALI ÜRÜNLERİ POLONEZ'İN ÜRETTİĞİNİ VE BUNUN KARŞILIĞINDA NE KADAR PARA YEDİRDİĞİNİ BİLİYOR MUSUNUZ?
'Peki, sizce Türkiye de domuz eti yemeyen insan kalmış mıdır?'
4- NUTA öncelikle 7 TEPE markası ile tanınmakla beraber Güneydeki - Herşey dahil - tatil köylerinin bir numaralı tedarikçisi... Ee tabi yabancı turistlerin yanında yerli turistler de güme gidiyor! Bu firmalar özellikle Büyük Alışveriş Merkezlerinde ayrı bir stant açıyorlar. Ancak Küçük Şarküterilerde karışık olarak duruyor ve birçok tüketici farkına varmadan domuz ürünlerini satın alabiliyor . Üstelik işin ilginç tarafi bu firma Şimdi de firma tanıtım cd'si hazırlamış Carrefour gibi büyük hipermarketlerde ne kadar hijyenik üretim yaptığını anlatıyor. Ama 7 TEPE SOSİS hafta sonları marketlerde KDV dahil 2.900 TL ye satılıyor.
Çünkü maalesef bu adamlar sosislerin içerisinde "hayvan küspesi" gibi lafını bile etmek istemedigimiz katkılar kullanıyorlar ... Domuz hammaddeli salam ve sosislerin kesiminin yapılıp piyasaya sürüldüğü bir başka yer de NUTA 'nın üretimini yapan kişinin işlettiği Dolapdere'deki imalathane. ("IDEAL" markali salam sosis imalatçısı )
5- NAMET ünlü EMİNÖNÜ HASIRCILAR ÇARŞISININ İÇİNDE yıllardır tanınan NAMLI PASTIRMACI'nin modern hali !!! Şu an modern(!) üretim tesisleri BAYRAMPAŞA MEGACENTER (GIDA HALİ) içinde derme çatma bir imalathaneden öteye geçemeyecek konumda olan ve üretim kapasiteleri aylık -günün 24 saati çalıştıklarını düşünürseniz-70 tonu geçemeyecek olan bu imalathanede NAMET ayda tam 270 ton et mamulü üretiyor ve satıyor!!!
Bu aradaki 200 tonluk kapasite açığını ise İSTANBUL DIŞINDA ne idüğü belirsiz imalathanelerde, merdiven altı firmalarda üretim yaptırıp üzerine ' %100 NAMET KALİTESİ' bastıktan sonra (üretim yeri olarak BAYRAMPAŞA'daki adreslerini gösteriyorlar) bizlere afiyetle yediriyorlar.
Carrefour ve diğer tüm zincir mağazalarda POLONEZ'in uyguladığı benzer taktikleri uygulayan NAMET bugün kapasitesinin 3 kat üzerinde üretim yaparak gururla ülkemizi temsil ediyor!..
Peki,Cem YILMAZ'ın dedigi gibi janjanlı ambalaja sahip NAMLI pastırmaları' nın sahipleri olan Engin & Esen Mepa Kardeşlerin aynı zamanda Çorlu'daki domuz çiftliklerinin yarı hissesine sahip olduklarını da biliyor muydunuz?
2000 yılında patlak vermiş olan kaçak Buffalo (Yaban Öküzü) etlerinin de NAMLI pastırmaları' nın sahipleri olan Engin & Esen Mepa Kardeşler tarafindan getirildiğini hatta Bayrampaşa'daki imalathanelerinin Gazetecilerin ve Kameralarin gözü önünde basıldığını, Engin Mepa'nin Show TV'ye, o dönemin 1 trilyon lirayı kendi elleriyle hediye ettiğini, sonra da Milliyet, Hürriyet ve Sabah gazetelerine verdikleri dev ilanlarla TÜM OLANLARIve BASKINLARI yalanladıklarını biliyor muydunuz?
NAMLI Pastırmalarının hem % 5 hissesine sahip olan, hem de İmalat Müdürlüğünü yapan "Muzaffer ...." adındaki şahsın aynı dönemde kardeşi ile Bağcılar semtinde açmış olduğu imalathanede At ve Eşek etinden yaptığı pastırmaları dilimleyerek Zincir Marketlere sattıklarını biliyor muydunuz?
2004 yılında da Uğur DÜNDAR ekibi tarafından BASILARAK ekranlarda gösterildiğini hatırlayabildiniz mi?
Domuz konusunda herkes topu başkasına atıyor! Bu noktada tüketicinin yapması gereken şeyi Çevre Saglık İl Müdürlüğü Gıda ve Çevre Kontrol Şubesi
Müdürü İrfan YILMAZ özetliyor:
'- Piyasadaki etleri denetlemek mümkün olmuyor.' 'Kısacası ne yediğinize dikkat edin. Çok emin olmadığınız ve bilmediğiniz markaların ambalaj güzelligine kanmayın.' Ömer KIZILIRMAK TÜBITAK-SAGE Planlamalar ve Kalibrasyon Birim Amiri
Artık:
DOMUZ, EŞEK, AT, BUFFALO v.b SAKINCALI ETLERİ yemek istemiyorsanız:
LÜTFEN bu Mail'i HERKESE YOLLAYIN. Çünkü bu bir VATANDAŞLIK BORCU ve İNSANLIK GEREĞİDİR!
52 özkan varlı
Pazar 2-May-2010 00:10:29 EEST
Tarihi, coğrafyası, sosyal ve kültürel yapısıyla Akkuş ilçemizin ender köylerinden biri olan Dağyolu Köyümüzün tanıtımını, doğal güzelliklerini, insanlarımızın misafirperver ve sıcaklığını paylaşabilmek, köyümüz insanlarını bir platformda buluşturmak düşüncesiyle 01.08.2008'de www.dagyolukoyu52.tr.gg web sayfamızı oluşturmuştuk.
Sitemiz köyümüzün ortak buluşma noktası ve dünyaya açılan penceresidir. Bu işin başında köyümüzün her ferdini sitemizin oluşmasına ve yön vermesine davet ettik. Sağ olsunlar olumlu desteği tahminimizin üzerinde gördük ve sizlerinde katkılarıyla www.akkusdagyolukoyu.com’lu yeni sitemizi yeni yüzü ve kalabalık bir çalışma ekibiyle yayına hazırladığımızdan eski sitemiz üzerinde fazla bir çalışma yapmadık. Şunu da belirtmek istiyorum, zor bir iş yaptığımızın farkındayız. Bizler elimizdeki imkânlarımızla bilgi ve becerilerimizi en iyi şekilde kullanıp güzel bir site oluşturma gayreti içinde olduğumuzu bilmenizi istirham ederiz.
Hiç bir zaman çok biliyoruz havalarında değiliz. Bu işe amatörce başladık ve en güzelini yapma gayreti içerisindeyiz. Bizler her türlü eleştiriye açığız ama bu eleştiriler yapıcı olmalı. Sitemize katkı vermek isteyen herkesi dinlemeye hazırız. Ayrıca bu işten bir çıkarımızda yok. Bizler halkımıza hizmet etmeyi seviyoruz ve bundan da büyük bir zevk duyuyoruz.
Saygıdeğer hemşerilerimiz;
Sizlerden Dağyolu Köyüne yakışır bir site oluşturma gayretleri içinde görüş ve temennilerinizle, belge, bilgi ve becerilerinizle sitemizin yapılanmasına yön vermenizi ve elimde bilgi belge var bu konuda becerim var deyip bize destek olmanızı bekliyoruz. Sitemiz herkese açıktır. Hep birlikte, el ele vererek köyümüz adına en güzel www.akkusdagyolukoyu.com sitemizi oluşturacağımıza inanıyor, sitemiz çalışma ekibi arasında yer almak isteyen hemşerilerimizin vesikalık fotoğrafı ve kısa özgeçmişlerini sitemiz iletişim